KÖYÜMDE KULLANILAN KELİMELER
Çok değerli köylülerim bir toplumun dili kendi aynasıdır. Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan en önemli vasıtadır. Bir anne için çocuğunun ilk kelimeyi söylemesi ne kadar önemli değimli. Toplumun sosyal yaşantı içerisinde ki ilişkilerinde hangi konuyu ele alırsanız alın karşılıklı konuşmadan, anlaşmadan çözemezsiniz. Dil her şeyin başı. İnsanların yaşam şartları, teknolojik yeni değişiklikler olduğu müddetçe, dilde de değişim olacaktır. Geriye dönüp baktığımızda bir çok kelimeyi kullanmadığımızı görüyoruz. Ayrıca son zamanlarda dilimizde aşırı bir yozlaşma olmakta, bunun başlıca sebebi bölgesel değişiklik, farklı topluluklarda yaşam, özenti, teknolojik gelişmelerle dilimizdeki kelimeleri kullanmamayı ve zamanla unutmayı beraberinde getirmektedir. Bu nedenle de bende bu sayfada köyümüzde kullanılan unutulmaya yüz tutmuş, günlük hayatta hiç kullanmadığımız bazı eşya isimleri, sözcükler, kelimeler yazılmıştır eksik kelimeler olabilir, elimden geldiği kadarıyla tamamlamaya çalıştım. İlave katkı yapabilirsiniz.
AA
Acer :Yeni
Acep : Sanırım, tahmin
Acışmak : acımak
Ağartmak : Çamaşırı beyazlaştırma
Ağarma :Gün doğma , ışıma
Ağarma :Saçların beyazlaşması
Ağu : zehir
Ağız :hayvanların (inek) doğumda ilk sağılan sütü
Ağız eğme :Başkalarına ricada bulunma
Ağnamak :hayvanların yerde kaşınması, yuvarlanması
Ağpakla : kuru fasulye
Ahali : insan topluluğu
Ak : beyaz
Akran :aynı yaş grubu
Algın :Hastalıklı
Alıç : çalı yemişi
Al : kırmızı
Alaf :Alev
Alayı : hepsi
Alaz : Ateş yakma , tutuşturma, hemen tutuşan ve sönen ateş
Alınma : Döllenme (Hayvanlar için)
Alaca : Bağdaki üzümlerin ilk yetişmiş hali, (bağa alaca düştümü)
Alimallah :
Alen :bekleme, yavaşlama
Alenme :Eğlenme, dalga geçme
Aleçik :Tek odalı bağ evi
Ame : hala, babanın kız kardeşi
Amma etme :Oh olsun, kötülüğe sevinme
Ambar :ahşaptan yapılmış 1 tona yakın buğday, un koymak için depo,
Anaç : yaşlı tavuk civciv çıkartan kümes hayvanı
Anadut : üç parmaklı desteleri yüklemede kullanılan uzun saplı araç,
Angut : Aptal, Salak,
Annacına : Karşısına
Ark : su kanalı
Arpaçık : taze yeşil soğan
Arabaşı : Unun yavaş ateşte su ile karıştırılarak belirli kıvama geldikten sonra siniye dökülmesi ile elde edilen ve soğukken, Özel hazırlanmış çorba ile çiğnemeden yenen bir hamur yemeği,
Araykesti İki takım halinde çocukların sokakta oynadığı bir oyun,
Arkaç : Arka veya karşı Yamaç,
Aristak : tavan
Arıya gitme : zayi olma,
Aside : Pekmezin yavaş ateşte un ile karıştırılıp belli bir kıvama geldikten sonra üzerine erimiş tereyağı dökülmesi ile elde edilen bir çeşit tatlı,
Asbap :Elbise
Aş : yemek
Aşık : kemiklerde eklem parçası , oyun aleti
Aşık Oyunu : Eskiden misket, bilye vb. Olmadığı için kuzu ve oğlakların dizinden çıkarılmış kemik parçasıyla (aşık) oynanan bir çeşit oyun.
Aşlık : Yemeklik tahıl vs.
Aşılama :Boyalama
Avrat : Kadın
Aygördüm : Gece ayışığı altında oynanan saklambaç türü bir oyun,
Azma : Kaybolma
Azıtmak :ekmek, kendini saklamak
Azık :kırda yiyecek şeyler
BBB
Başını bağlamak : nişanlanma söz kesme
Balbaşı : Özel emek sarf edilerek yapılan bir pekmez çeşidi.
Bazlama : Yufkadan kalın açılmış hamurun yağsız olarak sac üzerinde pişirilmesi ile yapılan bir çeşit gözleme,
Bardak : Ağaçtan oyma su kabı
Bacı : küçük kız kardeş
Bari :tahmine dayalı dilek, bağlaç
Bayır : rampa, meyil arazi
Bağır :döş, göğüs, ön taraf
Bağrı yanık :
Batman :sekiz kilo ağırlık birimi
Balak :camız yavrusu
Banak :Yufka ekmekle parmak ucuyla yapılan bir sokumluk sarım
Babalıboynuna :vebalı sana (yemin şekli)
Bağdaç :
Baldırcan : patlıcan
Bayak Biraz önce
Bent : küçük su göledi
Beter : daha kötü
Beze :hamuru ekmek gramajı kadar yuvarlama
Berk :Yarı katı halde, sert
Berkitmek :Yerleştirerek sıkıştırmak,
Bellemek : 1- Öğrenmek, 2- Bağ veya bahçenin bel küreği ile kazılması işlemi,
Belemek : sarıp sarmalamak
Belenmek : kirli su da çamurda bütün vücudunu kirletme
Bel : Toprak eşme aleti, kürek
Bıçkı : 1-Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan iki saplı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük tesrete. 2-Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
Bıldır : geçen yıl
Bişirik : Toprak damlara samanla karışık çamurdan kaplama, sıva
Biz : büyük iğne Çuvaldızın büyüğü, tahta saplı ve ucu sivri bir araç,
Bildanat : 4 parmaklı tarım aleti, dirgen
Bilişme aylaşma
Bildik :Tanıdık
Bilya :Misket
Bostan : 1-Sebze bahçesi, 2- Karpuz
Boyunduruk : Kağnı veya öküz arabasında, çekiş için öküzlerin boynundan bağlandığı bölüm,
Böör : vücudun yan tarafı
Bulamaç : Ayran içine ekmek doğramak suretiyle elde edilen soğuk yemek çeşidi,
Burunsalık :hayvanların burnuna takılan yular parçası
Bungulbungul :Yerden kaynayan su
Bugelek : hayvanların sineklerden rahatsızlaşıp huysuzlaşması
Bogaz (lı-sız) :yeme konusunda iştah (lı-sız)
Büküş : viraj
C.c
Cazgır : nizahçı, çığırtkan
Canavar : kurt
Cahmin :cahilce hareket eden, konuşan
Camız : Manda,
Carı : hızlı çabuk
Cacık : Madımak ve yemeği
Cayma :Vazgeçme
Cavgalamak :kapların soğuk su ile deterjansız yıkanması
Cerek : 8-20 m ince uzun ağaç
Celep :büyük baş hayvan alan satan
Cıvık : set berk olmayan
Cırtık : ciddi olmayan
Cılk : içi boş
Cılkıcıkmak :
Cılız :Zayıf bakımsız
Cılga :ince asfalt, şose yol
Cıncık : cam eşya
Cımcılık : Sırılsıklam ıslanmış,
Cıngıl : Salkım,
Cıbalamak :diz boyu suya ayakla girmek, özden yalın ayak geçmek
Cırana :Mayalanmış hamurdan yapılan simit
Cibiliyet : karakter
Cibindirik :
Cisilemek : yağmurun hafiften yağması
Cimdallı : her şeye kızan
Cinni : Sinirli, asabi, vara yoğa kızan
Cirit : at üstünde sopa ile oynan erkek oyunu
Conguluz :Gulyabani
Culuk : hindi
Cücük :Civciv
Cülle : palazlanmış civciv
ÇÇÇ
Çandı : Tavandan açılan pencere
Çakıldak : 1- Bir çeşit ot, 2- Koyunların kuyruk altında, pisliklerinin yünleri üzerinde kuruyarak oluşan yuvarlak taneler,
Çalgı : 1-Düğün ve eğlencelerde müzik çalmada kullanılan enstrümanlar.
2-Havlu, hayat harman, vb. yerleri temizlemede kullanılan, normalden daha sert ve uzun süpürge,
Çalma : Yumurta sarısı katılarak belli kıvamda özel olarak hazırlanan az katı (ağda) haldeki pekmez.
Çalmak :Sütü yoğurt veya peynir için mayalamak
Çalmak : 1-Sürmek, 2-bulaştırmak, 3-boyalamak, 4- iftira atmak,
Çatlak : Kafadan zoru olanlar için kullanılan bir deyim,
Çağ : duşluk ,
Çardak : yazıda üstü açık koyun ağılı
Çatalkavak örder kişilik olarak iki takım halinde oynan erkek çocuk oyunu
Çalkama : ayran
Çardak :Yazıda üzeri açık hayvan ağılı
Çaleyiş :hayvana yön verme hitabı
Çalgı : büyük süpürge
Çaput : bez parçası
Çerçi : seyyar satıcı
Çene : bina, ev dış duvar köşesi
Çerpeşen : bahar döneminde mevsim, dönem
Çelik : küçük sopa ile oynanan oyun
Çeltek :Çobanın yardımcısı
Çinkitaş :Beyaz mermerlik taş
Çedene : dişi hint keneviri
Çebiş : Keçi adayı, 2 yaşındaki Oğlak,
Çemkirmek : Diklenir gibi yapmak,
Çeten : At ve Öküz arabasının (saman çekmede kullanılan) yan tahtaları,
Çırtlık : mavi çiçekli ot, süpürge için
Çirtim : bir yemelik
Çilbir :Et ile bol soğanlı karışımı yemek
Çıra : gaz yağı ile ışık veren lamba
Çimme : banyo duş alma
Çiğ işmemiş
Çıra : İdare lambası,
Çingi Taş : Çok sert, kristalize taşlar için kullanılan bir deyim, mermer taş
Çirtme :hayvanların tekmesi
Çimtik :parmak uçlarıyla sıkıştırma,
Çimti : el ucu kadar ölçü miktarı
Çitime :aralıklı kolay sökülebilen dikiş
Çıra : bezir yağdanlıklı ucu fitilli seyyar ışık
Çıngırak : hayvan çanı
Çuvaldız : büyük iğne
Çorlu : hastalıklı
Çöğdürmek : 1- Kağnı arabasının arkasına çökerek ön tarafının havaya kalkması, 2- İşemek,
Çökek : Alçak düzlük
Çölmek : (=Çömlek), Çamurdan yapılarak pişirilmiş ve değişik boyutlarda olan çanaklar (Genellikle içine peynir basılır)
Çömçe : 1- Tahtadan oyulmuş uzun saplı kepçe, 2- Henüz kurbağaya dönüşmemiş siyah yavrular
Çuvaldız : Büyük İğneden çok daha büyük, çuval ağzı dikmede kullanılan bir araç,
Çüş :hayvana hitap
Çödürmek :bir tarafı fazlaca eğdirme
Çödürü çüş :tahterevalli
Çöp :çok küçük ağaç dal parçaları
Çörten :çatılarda su aktarıcı, oluk
Çörtük : oluk
Çömçe :kepçe
Çot olmak :el ayak tutmaması
Çayısıra gitme kıyısıra gelme: işten bir sonuca varamama
DD
Davar : Koyun sürüsü
Dahra : Satır
Damızlık :yoğurt, peynir mayası
Dar akşam : güneş batmadan önceki an , zaman
Darılma :küsme,
Dayak : 1- Sopa, 2- Kağnı arabasında okun altına dayanarak sabit ve dengede durmasını sağlayan parça, 3- Uzun boylu
Dal :Omuz, omuz başı
Dadak : Çocuk şekeri
Dede sakalı :Yemlik, madımak
Dene : tahıl ürünleri danesi
Denetleme :Gizlice birisine bakma, takip etme
Def :ince karın derisinden yapılmış çalgı aleti
Dedesakalı : kendiliğinden yetişen ince uzun yapraklı madımak türü
Deste :ekin yonca tomağı
Depme : Tıkama
Depik :tekme
Dişirici :dilenci
Dikilme (dinelme) :ayakta bekleme
Dikme :Fidan
Dinek (deynek) :Sopa
Dillik :düzen, huzurlu yaşam
Dilik :yarım kesme
Diğdirtmek : Suyun bir delikten fışkırtılması,
Dilbaz :çok konuşan, konuşkan
Dirgen : Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan çatallı bir tarım aracı
Dımbır :sıfıra yakın saç tıraşı
Dımzıtma :azar azar akıtma, damlatma
Dobalak : Pişmiş topraktan yapılmış, yayvan ağızlı ve geniş gövdeli ayran veya yoğurt çanağı,
Dolukma :Ağlayacak kadar olma, ağlamaklı
Dombik :Yuvarlak dolgun
Doncak :altında hiç elbise ve çamaşırı olmayan çocuk
Dölek : düz yer, düz zemin
Dölek Durmak : Düzenli durmak, yaramazlık yapmamak
Döş :Ön taraf, göğüs
Dulda Rüzgar almayan kuytu yer
Duluk :yanak
Duman :
Durak : Volkanik taştan (kefek taşı) oyulmuş, silindirik biçimde bir kap, (İçinde yoğurt biriktirip süzülmek suretiyle kışlık tereyağı ve süzme yoğurt elde etmek için kullanılır.) (Durağı özediniz mi ?)
Düve :doğurmamış inek
Düven :Sapları saman yapmak (öğütmek) için büyük tahtaların altına kesici taş yerleştirilerek yapılmış düzenek.
Düvendişi :
Düğürcük : Tane boyu küçük olan bulgurların elek altı olanları. (çorba ve köfte yapımında kullanılanılır)
Dürüm :yufka ekmek arası sandviç
Dürme :sarma, bohçalama
Düzen düzmek üğün hazırlığı için ev eşyası alış verişi
EEee
Ebe :babaanne, anneanne
Ebemkuşağı :Gök kuşağı
Ebemgömeci :
Efelik : ıspanak türü yeşillik
Ekşili :Bazlama şekli, ekmekten küçük kalınca lavaş ekmeği
Ellik :eldiven
Elcek : Sıcak cisimleri tutmak için yapılmış kalın bez
Elleşmek : Bir yükü, bir yerden kaldırıp başka bir yere koymak için, İki kişiden birinin, diğerinin bileğinden tutması suretiyle oluşturduğu yardımlaşma şekli,
Elinin ucuyla :İşi ciddiye almadan yapma, önemsemezlik
Elöpen :küçük kertenkele
Emsal :benzer, aynı yaşta olma
Emzik : biberon
Emcik :yalancı meme
Emmi :Amca
Engil : Bağdaki üzüm çubuklarının (yaprak zamanı) uç kesiminde soyularak yenebilen bölümü,
Enik : kedi köpek yavrusu
Erinmek : üşenmek
Eregitme : evlenme
Erişi :halı kilim ipi
Erişte : düz ince kesilmiş hamur (makarna)
Estirikli :gel git akıllı
Ev yakınlığı :eve davetiye buyurum
Evlek :arazi ölçüsü (100 m2)
Evrağaç : Sac üzerinde pişecek hamur ürünlerini alt, üst yapmaya (evirip çevirmeye) yarayan yassı , kıvrıklı, tahtadan yapılmış, 1m uzunluğunda sopa
Eya :kaburga
FFF
Falaka :
Fer :Ateşin yakabilme kabiliyeti
Fırdaleyin :Çepeçevre, dairesel
Firengi : büyük kapı anahtarı, dış kapı
Firez : Anız. sap
Firik : Tam olgunlaşmamış buğday başaklarının ateşte ütülerek, tanelerinin (yemek için) ayrılması,
Firik : piliç, taze, körpe,
Fitlemek :birini bir diğerine dolduruşa getirme,
Fukara : fakir
GGg
Gadasını almak : “Allah sana gelecek belayı bana versin” manasında kullanılan bir deyim,
Gazel :kurumuş yaprak
Gancık :1-dişilik, 2-sözünde durmayan, kaypak
Gaçıl :Çekil
Ganıttırmak :Zorlayarak açma
Gatık :Ekmekle yenen Şey
Gav :İçi boş, hafif, yoğunluğu olması gerekenden düşü
Gever :küçük arklarda su akış yönünün toprak ve taşla önü kesilerek değiştirilmesi
Gem : at gemi
Gelhayitmek :vurmaya, yıkmaya yeltenmek, darp
Gejgere : (Teskere), Harç, toprak, gübre vb. Taşımak için iki kişi tarafından kullanılan tahtadan yapılmış bir araç.
Geveleme :ağızda çiğneme
Gedik :İki dağ ortasındaki geçit,
Gertne :bahçelerdeki teras
Gırgı : kır, yazı
Gıcır :yeni
Gıdım Gıdım :azar azar
Gındap :ince bağlama ip
Gıstırma :Sıkıştırma
Gızdırmak :1-Isıtmak, 2-sinirlendirmek
Gıymık : Odun Parçası
Gırcı :dolu
Gı :kız (öylemi gı)
Gilomada :Bağların budanması ile elde edilen kurumuş üzüm çubukları,
Gicişme : kaşınma
Go :yeşerme, olgunlaşmamış
Go pakla :yeşil fasulye
Golan :hayvanların üzerine yük bağlama halatı
Golamak edi kodusunu yapmak
Govucu :dedikoducu
Goruk lgunlaşmamış üzüm
Gocama :yaşlanma, ihtiyar olma
Gopmak :koşmak
Gostahlı :Havalı,gösterişli
Gocuh :Kaban
Goyurmak :Salıvermek, bırakmak, gitmesine izin vermek (hayvanlar için)
Gomuk :beklemiş kokuşmuş çamurlu su
Göç :Taşınma
Göçmek :Yıkılma, çökme
Göp (köp) : Kağnı arabasının arkasındaki enine uzun tahtanın iki ucundaki oturulabilen bölümler,
Gözer : Buğday elemede kullanılan iri gözenekli kalbur,
Gön :camız, inek derisi
Göğ : Açık Mavi
Gözagırtma :Gözle korkutma
Gusgun :bağlama ipi,
Guşene :tencere
Guman :Şüphelenme
Gun :Güneş
Guva (güveyi) :damat
Gurk : Kuluçkaya yatan tavuk,
Guvermek :yaprak açıp yeşillenmek
Gücük :son bahar da bir ay
Güz :sonbahar
Gütmek :hayvanları otlatma, tavuğun yavrularını gezdirmesi
Gücülen : Güçlükle,
Güdük : Kısa boylu,
Güğüm : Bakırdan yapılmış, kalaylı, pınarlardan su taşıma kabı,
Günülemek : Çocukların kardeşlerini veya başka çocukları kıskanması,
Hhh
Haalaa :Tuvalet WC
Hasır :döşeme
Halka :Toka
Halka : Simit türü çörek
Hala : annenin kız kardeşi teyze
Hacet : el aleti
Hakırdak : Kuyruk yağının yağı alındıktan sonra kalan dokunun kurutulmuş hali, kıkırdak,
Harar : Büyük ve geniş çuval, (big-bag),
Haylaz : Tembel,
Hotak :Taşlarla oynanan çocuk oyunu
Hamamkızlı : Erkek çocuklarının oyunu
Hamlama : aşırı işden kas yorgunluğu
Ham :Olgunlaşmamış, yetişmemiş
Havt :Su havuzu
haabe heybe
Hendek :
He : Evet,
Hee ? : Öylemi,
Hedik : Bulgur yapmak için kaynatılmış buğday taneleri,
Heğe (Ha) : küfe, hayvan sırtında üzüm, domates vb. taşımada kullandıkları kamış veya söğütten örme Büyük sepet,
Helik : Duvar yapımında kullanılan, büyük taşların arasına sıkıştırılan küçük yassı taş parçaları,
Helke : Bakırdan yapılmış. Silindirik şekilde ve kalaylı, süt sağmada veya su taşımada kullanılan bir mutfak aracı,
Hest : Ata hitap
Heral :Galiba
Herif :1-erkek, 2-koca
Hinci :şimdi
Hizen : Toprak damlı evlerde tavanı taşıyan (Kiriş vazifesi yapan) büyük ağaç,
Hiyerif :hitap biçimi
Hirk :tarlayı nadasa bırakma
Hışırlama : hayvanların ölesiye yemesi
Hış düşme Yorgun bitap düşme
Hotlama :atlama
Hotuk :
Hot :kalça kemiği
Holama :Hücum etme
Hol : (=Fol) Kümeste tavuğu yumurtlamaya yönlendiren numune yumurta, boş, sahte
Holluk :Kümes havyalarının yumurtlaması için oluşturulmuş oyuk
Hommucu : (=Umacı) O geliyor diye, çocukları susturmada kullanılan bir deyim,
Horanta : Ev halkı,
Hotak : Yuvarlak taşlarla sokakta oynanan bir çeşit oyun,
Hozan : Bellenmemiş,bakılmamış bağ veya bostan,
Hömermek : Kavga etmeden önceki diklenme hali,
Hökela :Ukala
Höyük :Topraktan oluşturulmuş tepecik
Iıı
Icık :biraz, az, çok az
Ilıman :ılık
Ilımlı :meseleye, olaylara olumlu bakan,
Irgat :tarım işçisi, amele
Irgatlık :ekin biçme dönemi
Ismarıç :sipariş
Isdar :halı, kilim, çuval, çul, hasır tezgahı
İi
İçlik :iç giyim
İbrik :küçük su kabı
icar kira
İğ :yünden ip yapma aleti
İkircikli : kararsız
İlkaşam :erken akşam vakti
İlkin :önce
İllik :sahur
İlik :Omurga kemiği içi
İllet :hastalık, bela
İleme :ilave, ek, birleştirme
İliştirme :
İliş-me :kavga etme (emir sözü)
İlmek :İple kolay çözülen bağlama
İmirsek :Hayvanlarda yavrularına karşı özlem
İncik :Ayak bileği
İptil :önce
İrişgit : et sucuğu
İn : Hayvanların (kuzuların) kulaklarını kesmek, nişan, işaret, verme (İn açma)
İt dirseği :gözde oluşan arpaçık
İşçiman :çok iş yapan, üşenmeyen, işten kaçmayan
İşkillenme :Şüphelenme, kötü bir durum sezinlenme
İşek :doğurmamış koyun
İşlik :kazak
İta : Ekmek yaparken unun altına serilen sofra, kabıt bez
KKkk
Kalbur :
Kasnak :
Karnı dar :hasetlik yapan, kindar
Kavurga :sac üzerinde kavrulmuş kızartılmış buğday
Kavrama :Kalıç ile ekin arpa mercimek nohut yolma
Katık : Ekmekle birlikte yenen yoğurt,ayran vb. yiyecekler,
Katıklaş : (Katıklı aş) Yarma (kabuğu çıkarılmış buğday) ve yoğurdun karıştırılması ile yapılmış soğuk çorba,
Karaçalmak :birini başkasına kötülemek
Kart :Olması gerekenden yaşlı
Kara : okul forması, önlük
Karık :bahçelerde ekilen ürün çeşidine göre sınırlandırılan küçük alan
Kalıç :ekin biçmede kullanılan tarım aleti, orak
Kadak : büyük çivi
Kazık :
Karartı : Varlık, mevcudiyet
Karayanız :esmer delikanlı tip
Kamga : ağaç kabuğu, kalınca talaş
Kapçık :Tahıl ürünleri üzerindeki kabı,
Kekeç : Kekeme,
Kemçik : Sinsi,
Kerme : Ahır tabanında sıkışarak kurumuş hayvan gübresi (kışın tezek olarak kullanılır),
Kerpiç :Şekil verilmiş kurutulmuş hayvan gübresi
Keleş :güzel yakışıklı
Kefektaş :yumuşak hafif taş
Keven :dikenli ot yığını
Kertik :
Kertmek :
Kekmek : kümes hayvanlarının yem yemsi
Kelengi :
Kenger :
Kendir :dişi hint keneviri kökünden elde edilmiş yün, keten
Kepek :hayvan yemi
Kevgir :
Kes :yonca samanı
Kesek :
Keserleme :Çapalama
Keskenmek : Elini kaldırıp vuracak gibi olmak
Kingirdek : gereksiz ve çok gülen
Kısır :gebe kalmamış inek
Kısnık :cimri, yardım yapmayan
Kıyımsız :cimri
Kılık :tip , şekil
Kırıtmak :böbürlenmek, hava atmak
Kızak :
Kovucu :dedikoducu, iftiracı
Kırklık :koyunların tıraş makası
Kırkmak :yün, kıl, kesmek
Kır :yazı
Kırık : 1-Eşeğin yavrusu, sıpa’nın biraz büyümüş hali, 2-
Kırmızı : Domates,
Kıska : Soğan tohumu,
Kıtırık : Gevrek, kuru ve ince tandır ekmeği,
Kındap :kalın ip
Kırağı :Aşırı soğuktan yer yüzündeki yoğuşma suyunun buz tutması
Kıran :Salgın hastalık (kümes hayvanlarında )
Kin gütmek :kin tutmak
Kişkirtme :Kışkırtma
Kişe :Kümes hayvanlarını kovma
Kişifleme :Siper alıp serdirmeden izleme,
Kip : Tıpatıp, uygun, yerine oturma
Kirmen :dört kanatlı yünü ip haline getirmede kullanılan alet
Kirkit :halı tarağı
Kilte :
Koruk lgunlaşmamış üzüm
Kolçak :dirsek ile el bileği arasına takılan iki ucu lastikli kolluk
Koşmak :
Kolan : Semer veya kürtün’ü hayvan üzerine bağlamada kullanılan kuşak şeklinde uzun ip,
Kosdü : Köstebek
Kova :su kabı,
Kova :İnce uzun sert 1 m boyunda ot
Kopuk : Başı boş serseri
Koşam : iki avuç miktarı
Koşu takımı :Atın arabaya bağlama malzemeleri
Kölük : Boynuzsuz keçi,
Körpe : Toy, yetişmemiş, Yeni doğmuş kuzu ve oğlak sürüsü,
Közkürek :ateş küreği
Kötelemek : Bir cismi veya eşyayı fırlatıp atmak,
Köstek :Hayvanların ayağına bağlanan (Y şeklinde ) çatallı ağaç
Köreleme :
Köşker Ayakkabı) tamircisi, deri işleriyle uğraşan
Kör düğüm :zor çözülen bağlama
Köp : Kağnı önü.....
Köz : dumanı olmayan, sönmeye yüz tutmuş odun ateşi
Kör :çok geniş manada kullanılmakta, kesici aletlerde, kör kuyu,
Kulp :Eşyaların tutma kolu
Kulp takma :iftira atma, adını kötüye çıkartma
Kumuk :dişleri dökülmüş, Ön dişleri olmayan,
Kunde :her gün
Kuşene : saplı yayvan tencere
Kurtağzı :kurt ağzı bağlatmak
Kuluç : Omuz ve boyun bölgesindeki kas tutulması,
Kumpür :patates
Kürtük :Kar yığını
Kürümek :kar yığını veya yığıntı bir şeyi iteleyerek taşıma
Küspe : hayvan yemi
Küfle : Tandırın havalandırma deliği, (Tandır yanmadığı zamanlarda “Tıkaç” ile kapalı tutulur.,
Küllük : Hayvan gübrelerinin veya tezek yapmak için atıldığı yer, kül dökülen yer
Küp : Pişmiş topraktan yapılmış, kilerde pekmez veya turşu saklamada kullanılan bir mutfak aracı,
Kütük :kısa boylu kesilmiş büyük ağaç parça
LLll
Lepli :Çocuk oyunu
Leğen : Değişik boyutlarda, bakırdan yapılmış Hamur yoğurma, pekmez kaynatma vb. kullanılan bir araç,
Leğence : Leğen’in küçük (tepsi) boyunda olanı,
Lengeri : Bakırdan yapılmış, Ortası çukur yuvarlak (Fötr şapkaya benzer) bir mutfak aracı,
Lepir lepir :Kütlesen düşüş
Loğ : Toprak damlardaki çamur kaplamayı sıkıştırıp sertleştirmek ve akmayı önlemek için kullanılan silindirik büyükçe taş
Lal :konuşmayan
Laap (lakap) : ikinci isim
MMM
Ma (mağ) : Tavan,
Mabin (Mabeyin) :Mabeyin, Antre, giriş holü
Makat :sedir, iskemle
Mazarat :yaramaz çocuk
Malama :buğday saman karışımı sap,
Malama .birbirine karışmış şeyler
Maada :Bundan başka
Madeniz :maydanoz
Malamat olma : Rezil olma
Mazı : Kağnı arabasının Ahşap dingili,
Masime :önem verme, ciddiye alma, mukayyet olma, sahip çıkma
Maker :İhmal eden, ciddiye almayan, önem vermeyen
Marim :Meğer,
Melemir : Hamurun özlü ve ekmeğin iyi olması için buğday öğütülürken içine katılan bir tahıl çeşidi,
Menengiç : Çıtırgillerden çedeneye benzer bir meyvesi olan yaban bitkisi (Karamıklı ve Fındıklı mevkiilerinde bol bulunur.
Maktohumu :
Mayası bozuk :
Medetsiz : İnsanlara iyiliği, hayrı dokunmayan.
Meses : Kağnı veya öküz arabasında öküzleri yönlendirmek (direksiyon) için kullanılan uzun sopa,
Mes ayakkabı :
Meymenetsiz :
Melefe :kaput.. yorgan yüzü
Meres :Miras miras
Mertek
Mintan :gömlek
Mıdara :Muhtaç olan
Mil :şiş
Mıh :çivi
Mıstır :gizleyen, sır saklayan, kapak kaldırmayan
Mugatolmak : Mukayyet olmak, göz kulak olmak anlamında,
Muallim :öğretmen, öğreten
Muhanet Muhannet) , yardımlaşmadan uzak insan topluluğu
Muhkem :sağlam,
Mut :Buğday ölçme birimi, metre küp cinsinden
Musur :Hayvan uzun yem kabı
Murul :Toprak karışımlı ezilmiş üzüm suyunda dibe çöken tortu
Müzevir : İspiyoncu,
Mübaşir ostacı
NN
Nal :atın ayağına çakılan demir parçası
Nodul : Mesesin veya değneğin ucundaki küçük çivi,
Nizah (nizaa) :Kavga, ‘nizah gözüne tütmek’
Nanil : tahta terlik
Ooo
Odlama :ateşe yanıcı madde (odun) atma
Odeğilden :hissettirmeden
Ovakit :O zaman
Oşukçu :Yalaka, dedi koducu
Omaç :yufkadan yağla yumurta ile yapılan tava yemeği
Onma :makam ve maddi olarak daha iyi konuma gelme
Oluk :damlardaki yağmur ve arazideki küçük içme su kanalı
Oşt :köpek hitabı
Ocağı sönmek :neslini devam ettirecek evladının olmaması
Ok :At arabasında iki atın ortasında atları arabaya bağlayan uzun ağaç.
Oke :öfke
Onarma :tamir
Olurki ,Olaki, :
Oyulgalama :İki parçayı dikişle birleştirme
Okuntu : düğün nişan davetiye
Orak : Yarım çember biçiminde yassı ensiz ve keskin metal bir bıçakla buna bağlı bir saptan oluşan ekin biçme aracı
Ööö
Ölçek :buğday ölçme aleti
Öğürseme :hayvanların yavrularına sevgisi
Ökenme :ağız taklidi (aynı konuşmayı tekrarlama)
Öna : Cahilce inat
Ören :yıkılmış ev yeri,
Özeme :süzülmüş yoğurttan tereyağı çıkarma
Ötöon :Öteki gün, Bir önceki gün
Örk : hayvanların otlaması içim bağlandığı kazık, zikke
Ötegeç :karşıya geç
PPP
Parlamak :aniden hareket (at parladı)
Palaska :kalın kemer
Palan : Eşek veya atların sırtına sarılan minder, (içi kamışla dolu olana “Kürtün”, tahtadan yapılı olana ise “Semer” denir,
Perçem :saçın ön kakülü
Pelverde :salça
Pezik bezik) turp, pancar türü gillerden
Pırçalık :Kırlarda toprak altında yetişen kabuklu içi soğanımsı
Pırtı : Manifatura çeşitleri,
Pırtmak :Sıkışan cismin yerinden çıkması
Pişkir : (peşkir) havlu
Pinelik :Kümes
Pohrek : çömlekten yapılmış su kanalı
Potuk :deve yavrusu
Poyraz :Kuzeyden esen rüzgar
Post :kurumuş, tek parça hayvan derisi
Pörsümek :yeşil bitkilerde su kaybı
Pörtlek : yarısı dışında nesne
Pöçük :kalça üstü
Pus :Ağaç reçinesi, kayısı ağacı reçinesi
Pühare :Baca
Püsük : kedi
Pür :bitki, gül yaprağı
Pütürük :pürüzlü yüzey
Pürçüklü : havuç
RRr
Reçber :Tarımla uğraşan çiftçi
Rey :Seçmenin oyu
SSS
Sal : ince büyük yüzeyli taş
Sal : at arabası üzerine saman taşımak için uzun ağaç kalaslarla kurulan düzenek
Saçma :dökme dağıtma , samanın büyüğü buğday sapı
Sabındırık : Kağnı tekerlerinin kolay dönmesini sağlamak için kullanılan sıvı sabunun konduğu boynuzdan yapılma bir kap,
Sakar : 1- Dikkatsiz, sürekli birşeyler kırıp dökenler için kullanılan bir deyim, 2- Alnı beyaz olan keçilere verilen isim,
Salaca : Cenaze törenlerinde tabutun üzerine konduğu ve omuzlarda taşınan levazımat,
Savan : Çul büyüklüğünde fakat kıldan değil iplikten dokunmuş bir nevi bez,
Savak :aksi ters
Samaar :geç algılayan
Salmak :göndermek, bırakmak
Sahan :metal tabak
Sapa :ters, aksi yön
Sako : ceket
Sadacı : dilenci
Savıştırma : Yolcu etme
Sası : Çürümüş Kokuşmuş
Saçak :Bulaşık bezi
Saçma :kısa boylu sap
Saarme :kasların refleks olarak titremesi
Savışma : habersiz, sessiz geçme
Sağsak :
Seem (Sehim) : pay,hisse
Seklem : Içine tahıl veya un doldurulmuş çuval,
Seten : Bulgur yapmak için kaynatılmış buğdayı, kuruttuktan sonra, tanelerin kabuklarını (üzerinde hayvan tarafından döndürülen değirmen taşı marifetiyle) soyma işleminin yapıldığı, ortası delik ve içi çukur yaklaşık 3m. çapında ve 70 cm. yüksekliğinde taştan yapılmış bir sistem.
Sergi :tahıl ürünlerini kurutma işi
Seki :ahırdan bölme yüksek oda
Sekme : avlu içinde yüksek oturma yeri
Sekme : tek ayak üstünde sıçrama, zıplama
Seklem :İçi dolu çuval
Sedir :yüksek oturma divanı
Seyirtme :hayvanları koşturmak
Serpenek :Kapı girişi güneşlik
Sırık : ince uzun sopa
Sığır (sıır) : büyük baş hayvan topluluğu İnek sürüsü,
Sitil : Ağaç, bitki kökü
Sitil : küçük su kabı
Sicim :kalın urgan
Sil :salya
Siftime :Eti kemiğinden tamamen ayırma işlemi
Sırtap : yaramaz, yumurcak,
Sıracalı : Cilt üzerindeki sivilce veya benlerden oluşan bir nevi cilt hastalığı,
Sızgıt :Kavurma, kendi yağında kavrularak dondurulmuş kuşbaşı et
Sini : Bakırdan yapılmış, üzeri kalaylı, kenarı çember gibi kıvrık, yaklaşık 1m çapında, yuvarlak ve yer sofrası için Kullanılan bir mutfak gereci,
Sogu : Yarma yapmak için buğday tanelerinin döğüldüğü seten’in küçük benzeri taş,
Soluklanmak :dinlenmek
Sokranma :Homurdanma, kendi kendine şikayetlenme
Solağa solak) su drenajı
Soyka :
Soyak :Soy, aynı aileden olan ced, ata
Sumsa :Yumruk
Süntük : Yüzsüz,
Süusün : (=Süksün), İnsan vücudunda boyunun arka tarafı (ense bölgesi) için kullanılan bir deyim,
Sürgü : Kışın toprak damlardaki karı temizlemede kullanılan ‘T’ şeklinde tahtadan yapılmış bir araç
Süzme :katılaştırılmış (durakta) ekşi yoğurt
Sümsük :
Sürü :küçük baş hayvan topluluğu
Süzme :Suyu alınmış yoğurt
Sürmek : hayvanları götürmek
Sürmek :bulaştırmak, boyalamak
Sürgü : kar itelemede kullanılan alet
Sürgüleme : büyük kapı arkasının kilitlenmesi
Süttür :
Ş.ş
Şahbaz :canı tez, işten kaçmayan
Şavk : ateş ışığı
Şaplak : Tokat
Şaştım aşı :Adı konmamış yemek, acele yapılan yemek
Şaşma :Kararsızlık, ne yapacağını bilememe
Şemşamer : Ay çekirdeği,
Şebidik :alkışlama
Şirane şirahane) üzüm ezilen yer, taştan oyma
Şıra inlenmiş üzüm suyu
Şinik :Ölçek
Şimşir : parlak yüzey
Şıvgın :ışkın, taze ağaç dalı
Şişe :lamba camı
Şifeme çocukların küsme durumunda) severek gönlünü alma
Şinik : 2,5 Ölçek veya 1 tenekenin yarısı büyüklüğündeki ölçüm aracı (Yaklaşık 7 kg tahıl alır)
Şişek : Kuzusu olmayan koyun (Toklu’nun kısır kalmış hali)
Şişme : naz etme
Şişmek : Kubarmak, övünür gibi yapmak, (Ne şişiyon lan ! veya Şişmez ol ilaham ! şeklinde kullanılır),
Şikar : Az, miktar
Şikarakalkmak : kendini naza çekmek
TTTT
Tar : tahıl ürünü konan yer, kilerde köşeden bölme küçük yer
Tapan : tarlada kesekleri ezmeye kullanılan tarım aleti
Tafra :Hava yapmak, hava atmak, böbürlenmek
Tar : Kümeste tavukların, üzerine tünediği ağaçlar,
Tatavacı : İleri geri konuşan, Dedikodu yapan,
Talaz : rüzgarın etkisiyle yerden kalkan toz toprak
Tatlı : Bal
Tandır : ekmek yufka pişirme fırını
Tat :dilsiz
Taka uvara yapılmış (oyulmuş) kapaksız dolap
Tangayaz : dışarıya açık durum, kapı
Tapsıma : Gıda maddesinin bozulmaya başlaması,bayatlaması, koku ve renginin değişmesi
Temek : ağırların iç duvarlarında yüksekte bulunan boşluk
Tellal : haberleri bağırarak yayan kişi
Terkine almak : arkasına bindirmek
Tez : Çabuk daha hızlı, ivedi
Tezek :şekil verilmiş kurumuş hayvan gübresi
Temek : Samanlığa saman atılan delik veya pencere
Tezgire : Küçük üzüm sepeti,
Teberrük : hediye, hatıra
Ters :kurumuş hayvan gübresi
Tepe :başın üstü
Teke :erkek keçi
Terbiz : Nemli toprak
Terek :mutfak rafı
Testi :
Tevekkel : Vurdum duymaz, ciddiye almaz
Tığ : şiş,
Tığ :harmana samanın buğday ayrılmammış hali
Tıpa :akış olan kapların kapağı
Tırıs :Atlarda koşma şekli (koşma ile yürüme arası)
Tıkma : kapatma
Tırıl :İnce dokunmuş kaput, melefe
Tırmık : çok parmaklı tarım aleti
Tırsıma : pörsüme, yapraklı bitkilerde su kaybı, buruşma
Tınsırma :hapşırma
Tıstan Böcüğü : Hamam böceği,
Tıknaz rta boylu dolgun tip
Tıpa : Maytap
Tilli (telli) : alıngan, çabuk küsen, sinirlenen
Tilba :bağlama ipi
Tintik :fiske
Tizmek : Bağ Çözülmek
Toy :tecrübesiz, hayatı tanımamış
Tombak :tombul
Tot : köpeklerin boynuna takılan dikenli telli kasnak-tasma
Trampe :karşılıklı değişme, mübadele
Tosba : kaplumbağa
Tokmak :buğday dövme için özel yapılmış
Tokuç : Özün kenarında veya çeşme başındaki taş üzerinde çamaşır, koyunların yününü yıkamada kullanılan tahtadan yapılmış döveç,
Toklu : Koyun adayı ( 2 yaşındaki kuzu),
Tokmalama : ölesiye yeme içme
Tombalak aşma : yerde düz takla atma
Tonga : ekin biçmede kullanılan tırpan ayak desteği, ayak pedi
Tuzsuz :lüzumsuz gereksiz anlamsız iş yapan, konuşan
Tuturuk :saçı başı dağını
Tulumba : balon
Tuluk :
Tumma :su içine hava alamayacak kadar tamamen batma, batırma
Tunela :Yüksek ağaçların çıkılabileceği en son dalı
Tütün :duman
Tütün : duman
Tütsü : duman çıkarma
Tünemek : kümes hayvanlarının ağaç üstünde dinlenmesi
U.u
Uluk : çürük, çürümüş malzeme
Urupla : Ölçeğin 1/4 boyutunda olan ölçüm aracı, İki avucun alabileceği ölçü miktarı
Urgan :
Uşak : çocuk
Uğunmak : dönmek, sızlanmak
Uylaşma :Anlaşma, aynı fikirde olma
U’kuş :baykuş
Ulamak :birleştirmek, ekleme, yamamak
Uğrun : gizli saklı
Ufra :ilave un……
Unnuk :Un yapmaya hazırlanan buğday
Ü.ü
Ütmek : oyunda kazanmak
Ütmek : tüylü bir şeyi ateşte yüzeysel yakmak
Ütülmek : oyunda kaybetmek
Üskülü :Taze yeşil arpacık soğan
Üleş : odun, çalı çırpı, sap gibi hayvan üzerine atılabilen yük.
Üzellik :
Ü’relenme :sarsma, sallanma, titreme
Üstün körü :ciddiye almadan yapılan iş, arama
VVVV
Vurvurabinmek :kavga etmek
Vesayit : motorlu araç,
Vızzık : çocuk topacı
vızadak :hızlıca sessizce geçme
YYY
Yavan :tek , kuru, katıksız, ekmekten başka yiyeceğin olmaması
Yalak : taştan oyma köpek ve kümes hayvan tabağı
Yaba : tarım aleti
Yazı : kır,
Yapağı : koyun yünü
Yapık : baş örtüsü, yaşmak
Yaygı : yere serilen örtü
Yarma : aşurelik buğday
Yal : köpek yiyeceği
Yapı : tarihi bina
Yağlık : büyük mendi
Yayma :hayvanları otlatma,
Yayma : Hasır
Yamama :birisini birisine yakıştırma
Yar :Uçurum
Yardak :dava, olay
Yardağını Gütme :Başkasının davasına sahip çıkma, savunma, arka çıkma
Yanaz (yagnaz) :aksi, ters düşünen , hareket eden
Yalak : 1-Kedi-köpeğin içinde yemek yediği kap, 2- Tavukların içinden su içtiği çanak, 3- Taşlarda oluşmuş doğal oyuklar,
Yangaba : Kaba minder,
Yavsı : Kene’ye benzer bir tür asalak (Genellikle koyunların koltuk altlarında yapışık olarak yaşarlar)
Yaş :ıslak, sulu
Yağız :Güçlü genç
Yağlıca :Bitki türü
Yama :ek ilave,
Yağır :Hayvanlardaki yara, bere
Yadırgı :Yabancı hayvan
Yalancı pehlivan : iş yapmayan, elinden iş çıkmayan
Yardakçı : yalakacı,
Yalaşık :bulaşık artığı
Yaren :arkadaş,
Yarenlik :Şakalaşma
Yapık :yaşmak, baş örtüsü, yazma
Yapma :tezek
Yasdı (yassı) :dik, sivri olmayan düz yer
Yel : rüzgâr
Yellenme aha uzun atlayabilmek için hızlanma
Yeşil baş :büyük hayvan sineği
Yırtık :arsız girişken işi pişkinliğe vurarak iş yapan
Yığın : ekin demedi
Yini :hafif, ağır olmayan, hoppa
Yirik :açık aralık, ufak kesik açıklık
Yoluk : saçı başı dağınık
Yosma : Samanı istifleme,
Yuka :alçak düz yer
Yuvak : köpek, kedi evi
Yular : hayvanın başından geçirilerek oluşturulan bağlama ipi
Yuvarlama : 3-4 m uzunluğunda kalın düz ağaç gövdesi
Yuma : yıkama
Yumuş : istek, emir
Yüklük :Yatak, yorgan depolanan yer
Yüleme : yontma
Yüzsüz :utanmaz, arlanmaz, iki yüzlü
Yüzünaşağı : meyilli arazi
Yüzünkuylu : Yokuş aşağı,
ZZZ
Zaar : küçük köpek
Zaar : (Saar) sanmak, her halde, tahminen
Zahra : Zaire, Hasat sonu elde edilen tahıl,
Zavar : Hayvan yemi yapmak için öğütülmüş tahıl,arpa kırması
Zabanan : sabahleyin
Zebellah :
Zembik : küçük sepet
Zemharı : kışın soğuk ayı ( mart)
Zelve :Kağnı veya öküz arabasında öküzlerin çıkıp kaçmalarını önlemek için boyunduruk üzerindeki deliklere dikine yerleştirilen sopalar,
Zikke : hayvanları arazide bağlamak için demir kazık
Zırılak : Mızıkçı
Zifiri : çok koyu karanlık
Zirze : dış kapı kilidi
Ziyanker : Zarar veren,
Zibil : çöp
Zibillik :çöplük
Zibilgibi :çok ve değerinden çok daha ucuz şeyler için kullanılır.
Zorsunma :Üşenme
NOT: Bu yazı “darılı.com” sitesinden alıntıdır.
|